Tesettür kullanımında en sık karşılaşılan şikâyetler — terleme, kaşıntı, koku, saç dökülmesi, kayma veya renk solması — çoğu zaman modelden değil, doğrudan kumaş yapısından kaynaklanır. Saç derisi gün boyunca nefes almaya ihtiyaç duyar. Eğer kullanılan kumaş hava geçişine izin vermiyorsa, saç kökleri ısınır, cilt yüzeyi tahriş olur ve doğal yağ dengesi bozulur. Bu da zamanla hem konforu hem de saç sağlığını etkileyen ciddi bir probleme dönüşebilir.
Doğru kumaş seçimi ise tam tersi bir etki yaratır: Saç derisi nefes alır, terleme azalır, cilt daha az yağlanır ve kullanıcı gün boyu çok daha rahat eder. Bu fark, yalnızca kullanım deneyimini değil, aynı zamanda ürünün marka algısını ve uzun vadeli memnuniyeti de belirler.
Tesettür ürünlerinde kullanılan kumaşların çeşitliliği oldukça geniştir. Viskon, pamuk, mikro kumaş, modal veya bambu karışımları… Her birinin hem ciltle hem de saç derisiyle etkileşimi farklıdır. Örneğin viskon yumuşak ve nefes alabilir yapısıyla günlük kullanıma çok uygunken, mikro kumaş doğru üretildiğinde spor sırasında mükemmel ter emiciliği sağlar. Pamuk doğal dokusuyla hassas ciltler için konfor sunar; modal ise premium dokusuyla lüks bir his yaratır.
Burada önemli olan, kullanılan kumaşın yalnızca adının doğru olması değil; yapısının, dokuma sıklığının, boya kalitesinin ve gramajının da özenle seçilmiş olmasıdır. Çünkü tüm bu unsurlar, kumaşın nefes alma kapasitesini ve ciltle uyumunu doğrudan etkiler.
Piyasada çok sayıda ürün “şık görünmesi” için üretilir ama cildi nasıl etkilediği düşünülmez. Oysa kalitesiz kumaşların neden olduğu etkiler ilk haftalardan itibaren ortaya çıkmaya başlar.
Hava geçirgenliği düşük bir kumaş, saç derisini sıcak tutar ve foliküllerin (saç köklerinin) sağlıklı çalışmasını engeller. Saç kökleri nefes alamadığında dökülme artar, saç daha hızlı yağlanır ve koku problemi kaçınılmaz olur. Aynı zamanda, düşük kaliteli boyalar ve sert dokular cildi tahriş ederek kaşıntıya ve kızarıklığa yol açar. Ürün birkaç yıkamadan sonra formunu kaybettiğinde kullanıcı hem konfor hem de kalite açısından ciddi hayal kırıklığı yaşar.
Bu nedenle kumaş, tesettür ürünlerinde yalnızca estetik bir unsur değil; aynı zamanda sağlığı etkileyen bir faktördür.
Kaliteli bir kumaşı elinize aldığınız anda anlayabilirsiniz. Yumuşaklığı, akışı, nefes alabilirliği ve hafifliği kendini belli eder. Kumaş ne kadar doğal hissediyorsa, cilt o kadar rahat eder. Kullanım boyunca kayma yapmayan, terletmeyen, kokuyu tutmayan ve yıkandıkça formunu koruyan bir ürün, tesettürlü kadınların en çok aradığı konforu sağlar.
Bu noktada Ecardin’in yıllardır benimsediği yaklaşım; hem doğal hissiyatı hem de teknik performansı bir araya getiren kumaşları tercih etmektir. Her kumaş, üretime alınmadan önce cilt dostu yapısı, renk stabilitesi, nefes alabilirliği ve uzun ömür testlerinden geçirilir.
Bir ürünü yalnızca güzel görünmesi için değil, kullanıcının gününü kolaylaştırması için üretmek her markanın yapabileceği bir şey değildir. Ecardin’in tercih ettiği tüm kumaşlarda; Oeko-Tex sertifikalı boyalar, nefes alabilir dokuma teknikleri, esneme dayanıklılığı ve uzun ömür standartları önceliklidir. Bu kalite anlayışı sayesinde ürünler yalnızca estetik bir avantaj sunmaz; aynı zamanda saç derisini korur, konfor sağlar ve kullanıcıyı gün boyu rahat ettirir.
Kısacası, Ecardin için kumaş kalitesi bir tercihten ziyade bir sorumluluktur. Çünkü bir ürünün gerçek değerini, müşterinin onu gün içinde hissettiği konfor belirler.
Tesettür ürünlerinde kumaş seçimi, görünüşten çok daha fazlasını belirler. Doğru kumaş:
Terlemeyi azaltır
Saç derisini korur
Gün boyu konfor sağlar
Ürünün kullanım ömrünü uzatır
Müşteri memnuniyetini yükseltir
Markanın güvenilirliğini artırır
Yanlış kumaş ise kullanım deneyimini bozar, cildi rahatsız eder ve güveni zedeler.
Tesettür modasının merkezinde her zaman kumaş kalitesi vardır.
Ecardin olarak, ürünlerimizin her detayında bu kaliteyi hissettirmek için çalışıyoruz.